Pazar, Nisan 23, 2006

Cocuklugumdan & Alacatene

Bu siralar uzun uzun aralar veriyorum sitemde. Biraz yogunluk, biraz hastalik derken hic vakit kalmiyor gercekten. Son haftayi anne ve ogul hasta gecirdik mesela, bahar bize pek yaramadi, Allah beterinden saklasin diyorum. Ege buyuk bir isi basardi bu surecte, tuvalet olayini hallettik gibi, biraz daha ugrasiyoruz ama bitecek insallah yakinda..
Ege'nin en hareketli donemi su siralar, dur durak bilmiyor, evdeyken surekli oyun oynamakla geciriyoruz vaktimizin cogunu, ya da disari gezmeye ya parka ya da arkadaslara gidiyoruz. Bac (arkadasim Sermin'in kizi Naz, Ege ona Bac diyor) ozellikle favorimiz, ne zaman sokaga ciksak, bac asagi bac yukari:)) Son dedikodular Ege'nin benden daha gezenti oldugu yonunde. Olsun ne yapalim, gezelim, gorelim, ogrenelim diyoruz, degil mi ama!!

***********************************************

Son yemek etkinligi icin aslinda bir cesit daha yapmistim son gun, ama yayinlamaya firsat bulamadim yukarda belirttigim sebebler yuzunden.
Sitemi takip edenler sebze duskunlugumu, bunun Ege'li olmamdan geldigini bilirler. Dogma buyume Istanbul'luyum, ama annem ve babam Usak'li ve lise yillarinin sonuna dek kendimi bildim bileli senede en az bir kere giderdik Usak'a. Cocuklugumun muhtesem anilarinin buyuk cogunlugu oraya ait, hatta. Koca yilin ozlemini cektigim akrabalara kavusmak, hergun festival gibi gecen gunler, tadina doyulmayan yiyecekler, bahcelerden taze meyvalar yemeler, dedemin baginda her cesit uzumu dalindan yemek, taze cevizin elde biraktigi kinalar, dedemin kuzularina taktigimiz isimler ( o gunun favori dizilerinden esinlenerek, Maykil, kara simsek falan mesela) dev dut agacindan kuzenlerimle dut silkeleme maceralari ve ardindan gelen karin agrilari, pazarda koy kadinlarindan aldigimiz taze keci peynirleri...Yuzumde kocaman yayilan gulumsemeyle yaziyorum bu satirlari, keske yeniden yasayabilsem, Ege'me yasatabilsem o guzelikleri. Simdi dedem o bahceye bakamiyor hic, yasliliktan, bag zaten yillar once elden gitti, yolunu bile hatirlamam belki, kuzular de melemiyor artik, ama dut agaci hala ayakta. Son gidisimde yiyemedim ne yazik ki, mevsimi degildi. Ama baska guzellikler vardi elbet, o behcede simdi kuzenlerimin cocuklarinin cigliklari var mesela bizimkiler yerine, onlar kendi hatiralarini kaziyorlar belleklerine, ilerde hatirlayacak guzel gunler yasiyorlar..

O gunlere ait Alacatene corbasini da yayinlamak istemistim, kendi yoremize ait olarak. Cocukken pek tercih etmezdim, corba olarak bizim oralarin tarhanasiydi favorim. Sonra hashasli ve tahinli peksemeti. Teyzemin sogan asi; tadi hala damagimda.. Bir de bukmeler, yani genel ismiyle gozleme, odun saclarda pisen sebzeli, otlu, peynirli bukme ve elbette katmer, kopuk helva, her kati boool cevizli baklavalar, cendereler... Off ki ne of..
Alacatene, belki baska bir isimle baska bir yorede de biliniyordur, ama burada da bahsedilgi gibi Usak yoresne ait bir corba. Anemin mutfaginda da cokca piserdi. Ama oralarin mercimegi ve bulguru ile daha baska olur tadi, burada o tadi her ne kadar bulamayacagimi bilsem de denerim arada.. Bu kez bulguru biraz fazla oldu ama, ben hep goz karari yaparim, annemin tarzi yani. Saglikli ve doyurucu bir corba, yaninda illa ki sogan, soyle bol limonlu ve tuzlu.. Bir de koy ekmegi ve deymeyin keyfime......





Malzemeler;

- 1 su bardagi yesil mercimek
- 1-1.5 tatli kasigi bulgur
- 1 adet kuru bogan
- Yarim yemek kasigi domates salcasi
- Yarim yemek kasigi biber salcasi
- 3 yemek kasigi siviyag
- tuz ve biber

Yapilisi;

- Mercimekleri ayiklayin ve 10 dk kadar haslayip suzun.
- Yemeklik dogradiginiz sogani siviyagda pisirin ve salcalari ekleyin. Mercimekleri ekleyip, uzerine 2 su bardagi sicak su ekleyin.
- Mercimekler yumusadiktan sonra bulguru ekleyin, tuzunu ve biberini ayarlayin. (Corbanin suyunu yogunlaya gore ayarlayabilirsiniz.)

Afiyet Olsun...

17 yorum:

Behiye dedi ki...

Hanifecim ben Ege kökenini bilmiyordum doğrusu:) Her yaz, tatil için Ayvalık'a gitmem ve Ege'li arkadaşlarım sayesinde ayrı bir düşkünlüğüm var benim de oralara karşı. Yeşil mercimeği biz de çok seviyoruz ama hiç bulgur katmamıştım. Bir dahakine deneyeceğim. Sevgiler

mine dedi ki...

Hanife, melesen Kit'ler, Kara Simsek'ler :)) Bu yaraticilik degil de, nedir? Cok güldüm yahu, sen cok yasa, e mi?

Not: Bu aksam bizde alacetene corbasi var. Daha dün gece okur okumaz, hemen not ettim. Bakalim nasil olacak?

Mutfakta Zen dedi ki...

insallah çocuklugunda yasadigin seyleri yeniden yasayabilecegin bir yerin olur hanife'cigim. tüm sevdiklerinle birlikte olabilecegin..
tijen

Safran dedi ki...

Mercimek çorbası çok yaparım ama bulgur katmamıştım hiç, bir de böyle yapacağım, seni ve tatlı çocukluk anılarını hatırlayarak, yüzümde bir gülümseme ile :) Ellerine sağlık canım :)

Nezaket dedi ki...

Merhaba Hanife, bu corbanin benzerini tandir corbasi adiyla yaparlarmis Konya'da. Tandir yakilip ekmekler pistikten sonra toprak kaplarda bu corba tandirda pisermis. Ellerine saglik, bende deneyecegim. Sevgilerimle

Hanife dedi ki...

Behiye'cigim,
Ayavlaigi ben de cok severim, gecen yaz gitmistim en son. Yemegi denersen sonucu bildir olur mu?? Umarim begenirsin..

Mine'cigim,
Mesajin beni sevindirdi, umarim corbayi begenmissinizdir. Cocukluk anilarimiz hepimizin yuzunu guldurur degil mi?

Tijen'cigim,
Dilegin icin sagolasin, nasil isterim ayni seyleri yeniden yasamayi, ama yasamis olmak bile bir sey aslinda..

Safran'cigim,
Umarim yuzunde gulumsemeyle yersin her yemegini, sevdiklerinle..
Umarim corbayi seversiniz, sonucdan haberdar edersen sevinirim....

Sevgiyle kalin dostalr..

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Ahhh Hanife'ciğim,
Çocukluğumuzun anıları nasıl güzeller. Benim de en büyük temennim kendi çocuklarımın da ucundan kıyısından tatmaları bu güzellikleri.
Bu arada Samantha'yı görmek istersen Küçük Evin Mutfağı'na bir uğra derim... Sevgiler,
Pınar

mine dedi ki...

Hanife'cigim, begenmek ne demek, bayildik! Annem özellikle cok sevdi. Ona cok sevdigi baska bir corbayi hatirlatmis. Tesekkürler canim.
Zaten yesil mercimek deyince akan sular duruyor bizde.

Not: Simdi ayni corbayi mas fasulyeli deneyelim dedik, bakalim o nasil olacak?

Hanife dedi ki...

Nezaket merhaba,
Mutlaka bircok yorede yapilan cesitleri vardir bu tur corbalarin, eminim o da cok leziz oluyordur.

Mine'cigim, Begenmenize cok sevindim, afiyet seker olsun yeniden. Ben burada bir turlu mas fasulyesini bulamadim, daha iyi bir arama yapacagim yakin zamanda.

Pinar,
Cocuklarimiza bizimkiler kadar guzel anilar birkamka en buyul dileklerimizden biri belkide hepimizin, ben de tum anne babalar icin ayni seyi diliyorum. Bayan Sam beni can evimden vurdu yine, ama bu yetmez daha cok isteriz ona gore. Ben arsizimdir, soyleyeyim:)

ipek [mail adresimden ulaşın] dedi ki...

Hanife'ciğim,ben ilk kez sende gördüm bulgurla yapaılan yeşil mercimek ,daha dün yapmıştım keşke daha önce görseydim tarifini.Neyse senin yaptığın şekilde deneyeceğim bir dahaki sefere. Bizde sersem gibiyiz bu havalardan.Aman Ege üşütmesin.Sağlıcakla kalın.

dileks dedi ki...

yeşil mercimeği çok severim bende erişteli yaparım bloğumdada var tarifi bunuda deniycem ellerinize sağlık www.blogcu.com/dileks

Adsız dedi ki...

nefis görünüyor, bayılırım bu çorbaya, yaz aylarında yaparken içine sivri biber ve domates de doğrarım minik minik. epeydir yapmıyordum ben de, ilk fırsatta yapacağım.
ellerinize sağlık

Nergis

Safran dedi ki...

Hanifecim, teşekküre geldim canım, Alacatene vardı bugün soframızda, Mert de sevdi,tarif için tekrar teşekkürler, sevgiler :)

Hanife dedi ki...

Ipek,
Gelecek sefere de boyle denersin insallah, umarim bgenirsiniz.. Tesekkur ederim canim. Havalar bayagi tehlikeli su gunlerde, zaten yeni atlattik, insallah bir daha ugramaz hastalik.

Dilek merhaba,
Ben de eisteisini cok severim, blogunu elbette ziyaret ederim.

Nergis merhaba,
Bu corbayi bile birinin olmasi ne guzel okuyuclardan. Sivri biberlerim aci oldugu icin ben pek yemekleme kullanamiyorum ne yazik ki, Ege yiyemez diye. Ne kadar guzel olur citir citir tazecik biberlerle. Sizin de ellerinize saglik.


Safran'cigim,
Afiyet seker olsun, Mert'e yarasin insallah.. Cok sevindim, ellerine saglik.

Sevgiyle, dostlukla.....

dilek dedi ki...

Sevgili Hanife,
meger herkes denemis ben gec kalmisim;) Ben son zamanlar bloglari takip edemiyorum onun icin bu tarifini görmekte ve denemekte geciktim. Fakat gecen hafta denedim:) Ben ismin etkilendim, sanki bende taniyormusum gibi geldi ismi. Sanirim daha cok ege tarifi oldugundan, isme yansiyan agizi benzettim birseylere;) Corbayi cok sevdik! Paylastigin icin tesekkürler! Babamiz icin düsünmemistim yemegi. Ona da nasip oldu ve cok sevdi. Babamiz ve ben gara egsili yani erik eksili yedik corbayi.
Anilarimiz yasadigimiz hayata uzak da olsa bizim anilarimiz ve kimsenin alamiyacaklari hazinelerimiz:)
Sevgiler

Hanife dedi ki...

Dilek'cigim, Sen Denizli'den ben Usak'tan. Cok yakin, agiz benzerligi cok var biliyorum, lezzetler zaten yakin. Begendiginize cok sevindim. Gara egsisini hic bilmiyorum ama, nar egsisi gibi mi? Off birden agzim sulandi inan, aman daha tadini bilemedn, bu yemek isleri sonumuzu fena yapacak:))
Zaten burada yasayali o anilar tutuyor sanki beni ayakta, inanir misin?

Ozgu Ozkose Erdogan dedi ki...

ben de ilk çocukluğunu istanbul'da büyümüş bir Uşaklı olarak yazdıklarını aynen yaşadım diyebilirim. Bizde kuzulaar yoktu ama babaannemin harika bahçesindeki meyveler ve çiekler hep aklımdadır, özellikle o güzelim sümbülleri başka yerde bulamadım. Ardından bir süre de Uşak'ta yaşayınca yemekleri daha iyi öğrendim. Uşak mutfağı kendini tanıtamamış bir hazine diye düşünüyorum. Alacadane ise bambaşka bir yemek. Ama Uşak mercimeği olmadan düşmesi pek mümkün değil, Uşak yöresindeki küçük ve şişkin mercimek başka nerelerde var bilmiyorum ama bu yemeğin tadını almak için bu mercimek gerekli. Güzel anılar ve tarif için teşekkürler.