Hanifenin Tarifleri: Yaslilik Uzerine

Cumartesi, Şubat 09, 2008

Yaslilik Uzerine

Zaman daha mi hizli akiyor sanki son gunlerde? Yoksa yogun gecen gunlerden dolayi mi boyle hissediyorum. Ama yine de iyi birsey bu. Yani birseylerle mesgul olmak. Ozellikle, onlarla mutlu olmak. Hatta bu isin en onemli yani. Evet, simdiki isimi seviyorum. En guzel yani da yasli amca ve teyzelerle (musteri demek istemedigim icin, onlar benim amca ve teyzelerim) tanisma firsati buluyor olmam.

Yaslilara gun icinde bakicilik ve yardimcilik yapan bir sirketin ofis koordinatoruyum. Henuz kucuk bir musteri grubu var ama sehirde tek acente oldugumuz icin sayi umarim cogalacak. Bakicilarimiz,  genelde yanliz olduklari icin onlarla sohbet ediyorlar, alisverislerini yapiyorlar, doktora goturuyorlar ve hafif ev islerinde yardim ediyorlar.
Bakicilarin gidemedigi zamanlarde ofis elemanlari olarak bizler de bu gorevi yerine getiriyoruz.

Ben su ana kadar iki amca ve bir teyze tanidim. Teyzeyle uzun uzun sohbetler ettik her iki gorusmemde. Cogu zaman eskilerden konustuk. Bazen huzunlenip genc yasta kaybettigi kizi icin agladi, ben sirtini sivazlayip sadece uzgun oldugumu soyledim, bazen universitede calisirken nasil arastirmalar yaptiklarini dinledim, bazen de belki o an hikaye ettigi hikayeyi, hayret nidalariyla dinledim. Onca yasliligina ragmen hayattan zevk aliyor hala. Belki o yuzden 83 yasina ragmen ayakta. Yazin evlenecek olan torunlarindan biri icin seviniyor. Her persembe, onu ziyaret edip beraber gelinlik bakmaya gidecekleri gunu bekliyor.


Amcalarimdan birini sadece bir kez gordum. Onu kaldigi yaslilar yurdundan alip doktor randevusuna goturdum. Yari felcli ve sol tarafini kullanamiyor. Montunu ve hirkasini cikarmakta yardim ettim. Her defasinda tesekkurlerle karsilik verdi bana. Biraz nereden geldigimden, gencliginden sohbet ettik. Doktor elini daha cok kullanmasini salik verdi. Sikayetlerini duyunca, eksersiz yapmasini istedi. Bu amca da 85 yasinda ve esi de ayni yurtda kaliyor. Randevu sonrasi odasina kadar geldim ve duvardaki fotografini gordum. 40' li yillardan belki. Oldukca yakisikli bir adam, asker kiyafetleri icinde gulumsemis. Dedim ki:
Mr. ... Bu siz misiniz? Ne kadar yakisiklisiniz!
Yuzundeki gulumseme cok huzunluydu..


Diger amcam Avusturya kokenli. Taaa 57 yil once gelmis bu ulkeye. Esi ve kizi daha sonra gelmisler. %50 kor ama akli hala yerinde, belki biraz unutkan. Ama beni gorunce sen neden uzun zamandir gelmedin diye cikisti:) Ilk tanistigimizda duvardaki fotograflarini gosterdi bana, gururla. Bak dedi, daga tirmanan genci gosterip, o benim iste, o halime bak bir de simdiki halime. Hala cok iyi duruyorsunuz dedim, elini soyle bir sallayip, bosversene diye gecistirdi. Dun gorustugumuzde, nasilsiniz diye sorunca, hala ayaktayim diye cevapladi. Ama hala yemegini kendi hazirliyor. Evini duzenledim biraz, toz aldim, mutfagi topladim. Esi hastanede oldugu icin bir suredir yanliz. Kizi da is icin seyahatte oldugundan bize emanet. Sabahlari kahvaltisi icin borekleri alan komsusu disinda kimse calmiyor belki kapisini. Bir de evin alt katinda calisma kosesi var. Ben islerle mesgulken bir ara orada gordum onu. Goz sorununa ragmen elinde buyutec, masasinda yiginla gunluk gazete. Mutfak tezgahinda yarisi icilmis kaliteli bir sarap sisesi. Hala hayata tutunuyor ve onca yanlizligina ragmen gununu dolduracak seyler buluyor.


Huzunleniyorum onlarla vakit gecirince. Kendimi ve sevdiklerimi dusunuyorum.
Ben o yasa gelebilirsem, nasil olacagim diye dusunuyorum.

Bu halde olmak istemiyorum diyorum.

Gecenlerde annemle telefonda konusurken, aman anne bol bol kitap oku, bulmaca coz, sudoku ogren diyorum. Babamla surekli eskilerden konus diyorum. Lutfen birseylerle mesgul ol diyorum.
Ama sunu ogrendim bu ulkede yasadigimdan beri. Buranin insanlari gunu sonuna kadar yasiyorlar. Yolda gordugum suslu, makyajli, sik giyimli yaslilar, havanin soguguna, yollarin buzuna ragmen, otobusle gidece olsalar bile sokaktalar. Kimisi arkadaslariyla bulusup biryerlere gidiyor belki bingoya, belki yeni acilan restauranta.
Kuaforlerin musteri grubunun cogunlugunu eminim ki yasli bayanlar olusturuyor.
Evet, yasliligi kabul etmiyor belki cogu. Son ana kadar yasiyor ve cabaliyorlar.
Montreal'de Fransizca kursuna gelen Japon teyzem gencliginde calismaktan firsat bulup ogrenemedigi icin 80 yasinda kursa geliyordu. Okul partisinde usenmeyip herbir ogrenci arkadasina sushiler yapip getirmisti. Sinifimiz 4. kattaydi ve hergun ilk derse gelen kisiydi.

Son ana kadar yasam sevincimizin bitmemesi dileklerimle..

At 6:20 ÖÖ, Şubat 11, 2008, Blogger gezicini said...

cok güzel bir yazı. her zaman hayat neşemiz dolu dolu olsun..
sevgiler
gorki

 
At 10:07 ÖÖ, Şubat 11, 2008, Blogger Tijen said...

Hanife'ciğim,
Benim de Gisela'cığım 70'ine doğru kanun dersi almaya başlamıştı. Annem bazen gençliğinde müziğe çok hevesli olduğunu söyler, ben de şimdi git derim. Oysa onun için hayat çoktan bitmiştir, bu yaşta yeni bir şey öğrenilemez, hobi edinilemez. Bizimkiler sadece konken oynamayı seviyor galiba!

 
At 2:54 ÖÖ, Şubat 14, 2008, Blogger pinarbk said...

Manevi tatmini ne kadar yüksek bir işin var.
Hayata tutunmayı hiç bırakmamak gerekiyor. Benim idolüm babaannem. 82 yaşında ama hayelleri ve istekleri hiç bitmiyor.Bunları hergün çoğaltıyor. İşleyen demir ışıldar misali hiç durmamak lazım. Gücümüz ne kadarına yetiyorsa...

 
At 8:24 ÖÖ, Şubat 14, 2008, Blogger Yesim said...

Hanife ne güzel yazmışsın, gerçekten bizde yaşlılar böyle değil, artık yaşlandık deyip elini eteklerini çekiyorlar her şeyden. Ben de buraya gelince öğrendim troiseme age diye birşey varmış, insanlar esas 60-70 yaşından sonra üniversitelere gidip yapamadıklarını yapıyor, tamamlayamadıkları eğitimlerini tamamlıyorlar. Ne güzel o yaştan sonra bile öyle yaşam dolu olmak değil mi?

 
At 10:52 ÖÖ, Şubat 14, 2008, Blogger Hanife said...

Amin Gezicini:)

Tijen'cigim,
Hic sorma. Annemin de gunu var ama ayda bir hic degilse. Ona arkadaslari ve kitap yetiyor ama babam cok yanliz. Ona bir seyler bulayim diye ugrasiyorum kurs gibi ama epek hevesli degil.

 
At 11:01 ÖÖ, Şubat 14, 2008, Blogger Hanife said...

Kesinlikle haklisin Pinar. Kayinvalidem gecen sene resim kursuna gitmis ve yazin da sergi acmislardi. Harika resimler cizmis, iki tanesini ancak getirebildim buraya. O sayede hayatina yeni bir renk gelmisti.
Ben de her zaman ayni atasozunu kullaniyorum, isleyen demir pas tutmaz diyerek.

Evet Yesim'cigim.
Sekreterimiz 63 yasinda ve uzun yillar cocuk ve torun bakmis. Simdi ona bilgisayar ogretiyorum. Google u kesfettiginden beri o kadar mutlu ki:)
Annem de ben bu ulkeye gelince bilgisayari ve chat'i kesfetmisti:)

 
At 7:34 ÖÖ, Şubat 16, 2008, Blogger mutlulukmutfaktagizlidir said...

Hanifeciğim, ne kadar güzel şeyler yaşıyorsun!Manevi yönden ne kadar doyuma ulaşıyorsun değil mi?
Çok çok güzel bir işin var!Hayırlı olsun!
Onlardan alacağımız çok dersler var değil mi? Azimle yaşama tutunmaları, hayattan ellerini eteklerini çekmemeleri!
Çok çok güzel yazmışsın tatlım, ellerine sağlık!
Öpüyorum seni!

 
At 11:07 ÖÖ, Şubat 16, 2008, Blogger Hanife said...

Tesekkurler Burcak'cigim,
Biz de seni opuyoruz..

 
At 1:28 ÖS, Şubat 20, 2008, Blogger Ferhanca said...

Hanife harika yazmışsın..böyle hikayelei sıkça yaz.
gerçekten bizler haytı tam gün yaşamıyoruz.
neyse ben ingilizce kursa gidiyorum haftada bir de nakışa başladım.
oğlun Amerikad ondan mı öğreniyorsun diyorlar hayır kendim için öğreniyorum hayatım boyunca ingilzce konulmak istemişidir onun için burad her şeye bir sebep lazım kendin için olamaz.nakıoş da öyle oyalanmak içim diyorum ne ceyizi sevmem öyle şeyeri kendim için ..canım çok öptüm..sevgiler.

 
At 9:47 ÖÖ, Şubat 21, 2008, Blogger Hanife said...

Tesekkurler Ferhan'cigim.
Ogrenmenin yasi yoktur. Ingilizce kursuna gittigini biliyorum. Ne iyi etmissin. Dil ogrenmek beyin icin en iyi jimnastikmis, biliyor muydun?? Sakin birakma pesini. Ilerde seyrettigin filmleri falan anlayinca ne kadar sevineceksin ogrendigine..
Nakis ben de cok seviyorum ama hic firastim yok, burada kurs falan sansim zaten yok. Kendi kendime baslasam desem yetenek gerek. Gecen gun Dilek'e(Berceste) yazdim hatta yorum olarak. Onun yaptigi sahene kirkyamayi gorunce, icim eridi:) Insallah ilerde ogrenebilirim diyorum.
Sen de yaptiklarini paylas bizlerle olur mu??

 
At 11:33 ÖÖ, Şubat 21, 2008, Blogger Ferhanca said...

Hanife, ben paylaşmayı çok severim bir yerden ucuz bir şey alımışımdır çok güzeldir işte hava at:))yok ben hemen söylerin git sen de al derim. tarifleri hele bu blogtan sonra herkesle paylaşıyurm acayip zevkli geliyor bana..
Nakışı nasıl aypaskata sanada başlatsak günde bir iki dürtsen olur herhalde..esas bu işin piri berceste kurdaleyide ben elimden geldiğince anlatayım sana .nettede varmış kurdele işi tarifi bir bakıcam Hayl söyledi bu gün bizim işlerin tarifi var diye ..
Çok sevgiler..

 
At 11:35 ÖÖ, Şubat 21, 2008, Blogger Ferhanca said...

İngilizce ,için verdiğin desteğe çok teşekkürle.öğrendikçe şöyle oluyor bend ekonuşamıcam gibi oldum bilmem mart sizn kıtadayım bakalım ne olucak doğru kounşatım gibimi oldum bilmiyorum daha doğrusu şu ingilzce düşüm me ile türkçe düşünmede bocalıyorum herhalde bakalım ben bu işi çok istiyorum..sevgiler.

 
At 2:24 ÖS, Şubat 22, 2008, Blogger Hanife said...

Ben de oyle Ferhan. Yeni birsey ogrendigim zaman illa birilerine bahsedecegim bundan:)
Nakis isi uzaktan biraz zor gibi geliyor ama kismet, bakarsin yavas yavas baslarim:) Etamin yapmistim bir zamanlar, hem de bayagi bir cok uretimim olmustu:) Ama nakis, kurdele isi falan biraz daha agir.

Yeni bir dil ogrendigin zaman en zoru o dilde dusunmektir. Zaman gectikte kazanirsin bun.
Bu kitaya geldiginde, firsat buldukca karsina cikan herkesle konus derim ben. Yanlis yapiyorum diye korkma, onalr anlayacaklar nasilsa. Kendini kasarsan bu defa daha cok yanlsi yaparsin.
Ben fransizca ogrenirken, cat pat konusmalarima bile harika diye yorum yaparlardi, hoslarina giderdi, tabii kibarliktan.
Ama kimse anasinin karninda ogrenmiyor degil mi:)

 
At 8:39 ÖÖ, Mart 02, 2008, Anonymous crebro said...

Çok güzel takılar yapmışsın.Yazına bayıldım. Türkiye'ye gittiğimde ben de anneme hayata sıkı sıkı tutun dedim. Bırakma kaçmasın elinden.

 
At 11:44 ÖÖ, Mart 03, 2008, Blogger Hanife said...

Tesekkurler Meltem..

 

<< Home