Salı, Aralık 13, 2005

Izin Gunum

Aylar sonrasinda dun ilk kez, tum gun evde kaldim. Butun gun isdi, yemekti derken koca gunu devirip, yeni dogum yapan arkadasimi ziyarete bile gittim.
Gun icinde yaptigim yemegi ve gecen gun yapip fotografini cektigim kurabiyeyinin tarifini ekledim az once, iki satir yazayim bari dedim.. Ne de iyi etmisim, ozlemimi dah iyi anladim klavye basina gecince..
Biraz benden bahsedeyim. Is durumlari limoni. Dukkanimizi en kisa surede satmak istiyoruz. Iki bayan icin cok yorucu bir is. Sabahdan aksama dek haftanin her gunucalisiyoruz. Maddi durumumumuzdan dolayi yerimize bakacak eleman sayisini kisitli tutuyoruz. Boyle olunca biz cok yoruluyoruz tabii. Ne Ege'ye ne evime yeteri kadar vakit ayiramiyorum. Arkadaslarimla oturup bir kahve icmek, netde dolasmak artik luks benim icin. Sosyal hayata benim kadar onem veren biri icin zor bir durum yani. Ege, en buyuk etken. O olmasa belki bu yogunluk cok zor gelmez ama onu cok ozluyorum, yemegiyle falan yeterince ilgilenemiyorum ve bu beni cok uzuyor. En kisa surede satmak istememin en buyuk nedeni bu...
Restaurantda oyle saatlerce calismiyoruz tabii. Bosluklar oluyor bolca. O siralarda ne mi yapiyorum? Turkiye'deyken biriktirdigim gazetelerin bulmaca eklerini sonuna kadar cozuyorum. Favorim Sudoku. Benim gibi tutkun olaniniz var mi bilmiyorum ama deneyin derim:) 'Siz' kitabini okuyorum arada. Ortagim ve arkadasim Inci'yle gecmisi yad ediyoruz cokca. Huzunleniyor, agliyoruz bazen.. Satdiktan sonra neler yapacagimizi hayal ediyoruz bol bol...
-----------------------------------------------------------
Evdeyken dedim soyle guzel birseyler yapayim, baktim buzlukta enginar var. Hemen cikardim tabi ama diger malzemeler bayagi eksik. Neyse dedim olsun, bu da garibanindan olsun.

Gariban Enginar



Sogan ve sarimsagi bol zeytinyaginda kavurdum, bir miktar seker ve tuz ilavesiyle. Yarim avuc bezelye ve misir ekledim, sonra dogranmis enginarlari. Soyle bir kavurdum, suyunu ekledim, yarim saat pistiler. Malzeme azdi ama, mmmm enfesti..



Gecen gun yaptim bu biskuvileri. Buradaki marketlerden birinin yeni yil hediyesi olan tarif kitapcigindan. Sekeri biraz cok gibi geldi bana, belki cikolatanin yogunlugundan ama kahve yaninda gidecek, guzel bir biskuvi..

Ben asagidaki olculeri yarim olcu azalttim ve bu sekilde 12-14 adet kadar biskuvi oldu. Malzemelerden 'creme sure ya da sour crema" in kelime anlami 'eksi krema'. Turkiye'de bulunma olasiligini bilemiyorum. Ama bunun yerine yari yariya yogurt ve krema karistirip kullanabilirsiniz. Tadi ikisinin karisimi gibi. Bilen arkadaslar belki daha ayrintili bilgi verebilirler. Genelde Meksika yemeklerinin yaninda, tacolarin icine sos olarak ya da cipslerle falan tuketiliyor. Ben en cok ekmege surup uzerine biraz bal ya da recel surerek yiyorum kahvaltida. Tabii yagi alinmis olanindan:))

Tobleronlu ve Uzumlu Biskuvi

Malzemeler;
1 kup=1 cup=1 su bardagi

- 1,5 kap sultana uzum
- 2 kap un
- 1 tatli kasigi karbonat
- 1/4 tatli kasigi tuz
- 1/2 kap oda sicakligina tereyag
- 1 tatli kasigi vanilya esansi
- 1 kap seker
- 2 yumurta
- 1/2 kap sour crema
- 1,5 kap ceviz kirigi
- 285 gr toblerone cikolata(kirilmis)




Yapilisi;

- Firininizi 180 C ye ayarlayin. Uzumleri yumusamalari icin 5-7 dk kadar sicak suya yatirin, cikarip suzun ve kurutun.
- Unu, tuz ve karbonati eleyin.
- Baska bir kabda yagi ekleyip mixerle karistirin. Vanilya esansini ve sekeri karistirin.
- Bir yandan cirparak yumurta ve kremayi ekleyin.
- Kisik hizda cirparak kuru karisimi ekleyin. Uzum, ceviz ve cikolatayi ilave edip kasikla yedirin.
- Yaglanmis ya da yagli kagit serilmis firin tepsisine 1 yemek kasigi kadar ve 5 cm araliklara yerlestirin.
- 13-15 dk kadar pisirin..

Afiyet Olsun......

9 yorum:

Meral dedi ki...

Merhaba Hanife
Moralinizi bozmayın.Hiç değilse hayallerinizden birini gerçekleştirmişsiniz.
Çalışan anne olmak çok zor biliyorum. Ama anneler çok güçlü olurlar senin de olduğun gibi.
Sevgiler Egeni öpüyorum

dilek dedi ki...

Sevgili Hanife, ben de moralinizi bozmayın diyorum. Hayalini gerceklestirecek cesareti bulan nadir insanlardan olmak guzel. Hic denenmeseydi icinizde kalacakti belki yillarca...bu ise girisen birkac kisiden de ayni seyi duydum, cok zor oldugunu...hadi bakalim, simdi yeni projelere...
sevgiler
Dilek
http://kadifesohbetler.blogspot.com

Hanife dedi ki...

Meral'cigim,
Cok tesekkur ederim. Ben de seni ve oglusunu opuyorum. Buralara birsey yazmak ve yorum almayi nasil ozledim:))

Dilek,
merhaba,
Aramiza hosgeldin. Sietni az once gezdim, linklerime en kisa surede ekleyecegim seni. Destegin ve moral verici sozlerin iicn tesekkurler...

sebnem dedi ki...

Slm hanıfecgım,burada senın mutfagından bır seyler gormeyı ozlemısım gercekten.ellerıne saglık ozelıkle tatlılar bana hıtap edıyor bılıyorsun,bu kurabıylere cok harıka gorunuyorrr:)))
canım dukkan ıcın canını sıkma sakın elınden gelenın en ıyısını yaptın,kucuk bır cocugu olan anne ıcın bu bıle buyuk basarı ılerıde daha ıyısını yapacagını dusunuyorum hem egede sana yardım eder o zaman ınsallahhhhhhhhhhhh ıkınızıde cok optum İncıyede selamlar.

zeytinağacı dedi ki...

Hanife , hoşgeldin, umarım herşey hayırlısıyla sonuçlanır, ama en önemlisi Ege . bu güner geri gelmeyeceği için Onun mutluluğu önemli. Herşeyi çocuklara göre ayarlamak zorundayız, böyle olmasın diye düşünsek bile mümkün değil. Sevgilerimle.

Hanife dedi ki...

Sebnem,
Kurabiyler cok leziz, bol sekerli, tam senlik yanii..
Yazdigin guzel sozler icin tesekkurler. Inan bu is beni cok yipratti. Umarim cok daha yipranmadan biter. Hayal olarak kalsa belki kafamda hep olacakti, ama boylesi belki iyi oldu. Ama acemilik biraz pahaliya patladi, neye saglik olsun diyorum..
Seni ve Burcu'yu cok opuyorum..

Asli'cigim,
Ne kadar haklisin. Zaten Ege olmasa bu kadar yipranmazdim ve elden cikarmak icin bu kadar acele etmezdim. Ama cok da ustelememek gerek deyip zamaninda birakmak en iyisi. Benim yasam tarzima uygun bir is degil, her seyinden fedakarlik yapmak zorunda kaliyorsun.
Guzel sozlerin icin cok tesekkurler canim. Kizlari yerime op..

DAMLA dedi ki...

Merhaba Hanife,
ben de 14 senelik bankacılık hayatıma (Marketing Manager olmuşken) 2 gün içerisinde karar verip, son verenlerdenim... Sebep OĞLUM!!!... Aslında oğlumun doğumundan çok önce çalışmaya başladım ve o da bu tempoya alışmıştı ama son 1-1,5 seneki yoğunlukta (hafta içi 21.00'lere kadar çalış, haftasonu eğitim/toplantılar için İstanbul dışına çık) bir anda farkettim ki ben oğlumda bir sürü şeyi kaçırmışım ve bu günler geri gelmeyecek!! 1.sınıfta okumayı söktüğünü bile ben 15 gün sonra fark etmiştim!!... Düşün artık.
Vee bir Cuma günü eşimi aradım "ben işten ayrıldım" dedim., sonra da kuş gibi hafifledim...
FAkat şöyle de bir durum var ilk 1 sene iyiydi, yapmak isteyip de yapamadığım bir sürü şeyi yaptım, ama sonra sıkılmaya başladım. Benim şöyle bir avantajım oldu, şimdi çalıştığım şirkette çalışma saatlerimi tamamen kendim belirliyorum ve tempomu kendim ayarlıyorumçBöyle olunca da hem oğluma yetiyorum, hem de kendim yaptığım işte tatmin oluyorum.
Darısı başınıza :))

cimcime dedi ki...

Allah herşeyin hayırlısını verir inşallah. Hayırlısı ile dükkanınız satılması , herşeyin gönlünüzce olması dileğimle..
Sevgilerimle:)

Hanife dedi ki...

Dama,
Ne kadar cesurmussun, tebrik ediyorum. Zaten deger yargilarimiz farkli oldugu icin bu durumlari yasiyoruz ya. Yoksa bu tempoda calisian onlarca tanidigim var. Cocuklar sokokda buyuyor, aksamlari eve gelince anne ve babalarini goruyorlar. BIzim hayalimiz boyle degildi, pastane-cafe turu bir yerdi aslinda istedigimiz. Ama cok acil verilen kararlar yanlis hesaplar sonucu boyle oldu. Uzun saatler gerektiriyor restaurant isi. Acik olmak zorundasin gec saate kadar.
Ama ben de en kisa surede rahatlayacagim insallah. Gelen bir kac musteri var su anda, umarim biriyle anlasir ve veririz.
Yeniden tesekkur ediyorum..

Sevgili Cimcime,
Cok tesekkur ederim dileklerin icin..
Sevgiler..