Hanifenin Tarifleri: Kestane Kebap.....

Çarşamba, Aralık 14, 2005

Kestane Kebap.....




Kestane kebap yemesi sevap.....
Kestaneyi sevmeyen tanimiyorum. Kebabina, sekerine, pastasina asla hayir diyemem. Bu ayki etkinlik icin ben de elimden geldigince, vaktimin elverdigince birsey yapsam dedim. En kisa ve zahmetsiz olani, kebabini yaptim, citir citir sicak sicak yedik hemen esimle, gecenin bir vakti.
Kimbilir dostlar neler yaptilar. Yarin aksam soyle bir bakarim artik Devletsah'in sayfasina. Kimler ne lezzetler yapmis diye...

Kestane deyince aklima cocuklugum geliyor hemen, hani sobanin uzerinde sabirla kavurulup sicak sicak, ufleye ufleye yedigimiz kis gunleri yanii. Babam alirdi eline demirden masayi her birini sabirla kontrol eder, cevirir, bekler, asla usenmezdi. Bizlerde kardesimle birkac dakikada indiriverirdik mideye. Simdi teflon tavalarda yapiyoruz ayni islemi ocagin basinda bekleyerek. Benim yaptiklarim, vakitsizlikden olmasi gerektigi gibi hazirlanmadi ve sabirsizligimin sonucu biraz az pistiler, ama olsun. Ben cig bile severim kestaneyi. Yontemimi yine babamdan ogrendim. O da seneler once bir sokak saticisina sormus bu isin sirrini. Yani kabuklarinin cicek gibi acilip, icinin pamuk gibi yumusacik olmasinin sirrini. Adam anlatmis bir guzel, belki eksik belki fazla, bilmiyorum. Ama kesinlikle cok daha iyi oluyor. Bilenleriniz mutlaka vardir ama bilmeyenlere deneyin derim;
Kestaneleri bir yuzunden carpi seklince cizin ve 15 dk kadar haslayin. Suzun, kurutun ve sonra kavurun.. Ayni sokakda aldiklariniz gibi kabugu kolay soyulacak sekilde acilacak ve icleri de yumusacik olacak. Size de bir guzel afiyetle yemesi kalacak....

At 12:07 ÖS, Aralık 15, 2005, Blogger dilek said...

Sevgili Hanife,
arada ses vermem hele ki Kestane Ye ye katilman ne güzel! Sevgiler

 
At 1:59 ÖS, Aralık 15, 2005, Blogger Mutfakta Zen said...

hanife'cigim nerelerdeydin!
biliyorum isin çok yogun. canim kimbilir nasil yoruluyorsunuzdur!
allah kolaylik versin.
seni düsündükçe aklima eski günlerim geliyor..
bol enerji diliyorum.
tijen

 
At 9:30 ÖS, Aralık 15, 2005, Blogger Hanife said...

Dilekcigim,
Kestane tam bir sans oldu. Oncekilere katailamadim, hele nar ye ye katilamadigim icin cok uzuldum. bakalim satarsak aranizdayim yine,

Tijen'cigim,
Cok yorulmuyorum aslinda ama saatlerimin cogu orada geciyor, kendme ve ailee, en onemlisi Ege'me vakit ayiramiyorum yeterince.. Ne yapalim saglik olsun degil mi? Satacagiz ama dukkani, umarmm en kisa surede..
Sevgiyle kalin dostlar.........

 
At 12:18 ÖÖ, Aralık 19, 2005, Blogger Oya Kayacan said...

Hanife'cigim, iste en sevdigim kestane lezzeti, kestane kebap. Vallahi kis aylarinda sokakta yuruyemez oluyorum, kestane alip yemekten! Zaten bir sokak cicekcilerine, bir de kestanecilere dayanamam. Yanlarindan, almasam bile koklaya koklaya gecerim her zaman. Ege'nin resimleri de bana hep, "Gel de beni isir," diyor. Sana islerinde kolayliklar diliyorum.

 
At 8:13 ÖS, Aralık 19, 2005, Blogger Hanife said...

Oya'cigim,
Ben de kestaneyi her sekilde seviyorm. Kebabinin kokusu gibi yok ama. Istanbul'da ne guzel kokar o soguk havada, citir citir yersin sonra, ellerinde ufleye ufleye. Bir dahakinie benim icin de ye onlardan. Tadi asla ayni degil bunlarin:)
Ege'yi isirayim yerine:)
Tesekkur ederim dilegin icin..

 

<< Home