Hanifenin Tarifleri: Havadan, Sudan....

Çarşamba, Kasım 15, 2006

Havadan, Sudan....

Yogunluk, yogunluk, diye gidiyoruz son aylarda, hadi hayirlisi. Bahane haline mi geldi yoksa diye soruyorum kimi zaman, ama yok degil, gercekten degil..

Sabahtan hafif bir ev isi, yani ortaligi toparlama, Ege'ye kahvalti yaptirma cabalari ( ki, en az 1 saat, bulasigiyla hazirligiyla), aksam yemegi icin on hazirlik ardindan, aile doktoru icin aldigimiz randevuya gitme, bu arada hazir cikmisken bir iki birsey alayimlar, eve gelme, saat 3:30.
Devam ediyoruz.....
Ege'yi ogle uykusuna yatirma, yemegi hazirlama, biriken bulasik yiginina goz kirpip hemen bir kahve yapip, salonun ortasinda yigilmis oyuncaklar arasindan uzun atlamalar yaparak biraz oturup ara alabilme.....

Ben calisirken hayatim daha kolaydi, onca isi yapabilir ve ustune bos vaktimde kalirdi. Simdi hic birsey kalmiyor desem yeridir.. Esim bazen ne yapiyorsun tum gun evdesin diyor, evet ne yapiyorum tum gun evdeyim, iki yemek, uc bulasik, arada camasir, ev temizligi haftada iki kez falan. Evet dogru, ama bana bos vakit kalmiyor iste. Sikayetci miyim, degil tabii. Boslugu sevmem, canimin sIkIlmasina izin vermem asla, kitaplar, sudokular, fimolar sira sira beni bekliyor ama ben sadece bakmakla yetiniyorum onlara cogu zaman...
Ege bilgisayar, kitap, bulmaca gibi seylerle ugrasinca hemen yanimda bitiyor, anne gel deyip ya cozemedigi yeni oyunu soruyor, ya da cisim var numarasi cekiyor. Ciddiyim, cisim var diyor, ben hemen firliyorum tabi elimdekileri bir kenera atip, dogru tuvalete ama herif kis kis guluyor, amac beni yerimden kaldirmak.. Ama saatlerce ev temizleyeyim, mutfakta birseyler yapayim hic orali degil, asla rahatsiz etmez beni. Adam simdiden ev ahalisinin gorevinin bilincinde:) Senin gorevin evle ilgilenmek, bizim icin yemekler yapmak, camasirlarimizi yikamak. Arada kucagina atlar, biraz opusup koklasiriz, ya da arakadaslarinla telefonda elbette sohbet edebilirsin, elinde sogani dograrken, ama sudoku, kitap senin neyine???

*********************************************
Dun enteresan bir mail aldim. Gecen gun arkadasimdan gelen Tema vakfinin destekledigi 10 milyon mese agaci projesiyle ilgili maili listemdeki tanidigim arkadaslarima ve akrabalarima gonderdim, ayrica not da dustum, benim cep telefonum yok, bu guzel etkinlige ne yazik ki katilamiyorum falan diye. Ayni mail tanimadigim birilerine de gonderilmis mutlaka ki, sabah mail kutusunda merakli arkadasin biri neden cep telefonu kullanmadigimi sormus. Pahali oldugundan mi yoksa tarzim olmadigindan mi?? Valla ne desem, almak istedim ama bana vermediler, yok olmaz, teknolojiye karsi antipati duyuyorum, o hic olmaz, internet var ya, ne demeli ki simdi buna?? Ben dumduz yurt disinda yasadigimi ve calismadigim icin gerek duymadigimi yazdim.
Sorunum su, yani tanimadigi bir insana, bu kadar rahatca, bu kadar sacma soru sorma cesaretini algilayamiyorum. Bir de onyargi, yani cep telefonum olmadigini belirtmis olmamin altindaki sebeb yuksek olasilikla ona karsi olmamdir:) Cep telefonu kullanmamak ya da kullanmayi reddetmek bu kadar mi rahatsiz edici.
Isim geregi cevremde tanidigim herkesten once almistim ilk cep telefonumu. Gercekten ihtiyacim oldugu icin. Ama onlarca ozelligi olan bir marka kullanmadim asla, sadece konusturmasi yetiyordu, radyolu, yok mp3 lu falan dusunmedim hic, o kadar para vermezdim zaten. Maasinin neredeyse iki mislini boyle telefona veren arkadaslarim vardi tabii, onlara sorardim neden diye, ama bana ne, kim ne isterse onu kullansin derdim..
Konumuz bu degil tabii, isteyen istedigi marka telefonu kullanir, istedigi kadar ozgurdur bu konuda bana gore:)
Derdim biraz yazmakti buraya, hani sabah sabah beni gulduren olayi paylasmakti...

Neyse efendim, guzel bir gun diliyorum hepimize, gulucuklerle dolu, mutlu bir gun...

Sevgilerimle...

At 11:54 ÖÖ, Kasım 16, 2006, Anonymous gul said...

Merhaba Hanife Hanim,
Zamansizlik ve cep telefonu konusundaki dusuncelerinize katiliyorum. Ben de ayni seyden sikayetciyim. Yurt disinda olmak mi zamani bereketsizlestiriyor, yoksa evlilik ve cocuklar mi? Henuz bunun cevabini bulabilmis degilim.
Cep telefonuna gelince: Turkiye'de buyuk bir cogunlugun kullanmasi, sahip olunmasi sart bir cihaz duygusu veriyor insanlara. Kullanmadiginiz takdirde ya cagin gerisinde kalmis ya da cimri birisi muamelesiyle karsi karsiya kaliyorsunuz. Ihtiyaciniz olmadigi cevabi insanlari sasirtiyor. Onlar cok alistiklari icin cep telefonsuz bir hayat dusunemiyorlar. Burada (ABD'de) Turkiye'deki kadar yaygin olmadigini soyledigimde cok sasiriyorlar. Ulkemizde insanlarimizin gereksiz yere bircok seye para harcadigini buraya geldikten sonra gordum. Insanlar "gercekten ihtiyacim var mi" diye degil, "baskalarinda var, bizim de olmali" mantigiyla hareket ediyorlar. Umarim birgun daha akilci davranmaya baslarlar.

 
At 12:18 ÖS, Kasım 16, 2006, Anonymous Feyza Guvenc said...

Merhaba Hanife'cigim,

Yazdiklarini okurken sanki kendimi gordum , sanki benim gunumun aynisi, Efe'nin bana kitap okurken izin vermeyisi yada devamli cis yada kaka icin tuvalete cagirmasi :-))
Efe simdi ogleye kadar yuvada da ben biraz nefes alabiliyorum yoksa durumum cok kotu.. Cep telefonu konusundada sana tamamen katiliyorum, cantamdaki cep telefonum ise sadece esimin bana rahat ulasmasi ve Efe'nin okulundan ararlarsa hemen bulsunlar diye.. Ustelik meslegiminde telekom oldugunu dusunursek komik degil mi :-)
Ege'cigi op benim icin.. Efe onun resimlerine bakip Ege arkadas diyor ve cok seviyor, insallah bir gun yuz yuze tanisma sansimiz olur.. Optum .Hoscakal..
Feyza

 
At 1:52 ÖS, Kasım 16, 2006, Blogger bocuruk said...

Sevgili Hanife,
İki gündür ben de evdeyim. Ve karşı komşuma aynı şeyleri söyledim bugün. Çalışırken alışveriş yemek dahil bir sürü işi yapıp bir de boş vakit değerlendirme çalışmaları yapılabiliyor. Ama evde hakikaten zaman daha çabuk geçiyor ve dinlenmeye vakit yok :(
Ayrıca eskiden cep telefonu mu vardı? Ben kullanıyorum ama sevemedim bir türlü. Ve haklısın soru çok saçma sapan. Ama bazılarının da işi bu ne yaparsın.

Sevgilerimle...

 
At 10:51 ÖS, Kasım 16, 2006, Blogger GULENAY said...

Ahhh Hanife hem okudum hem ic cektim...bak gor gelecek yorumlari herkes demekki bizden bir tane daha varmis diyecek:))zira bende oyle dedim.Benimde Furkan gunduz ne kitap ne pc hicirrseyy elletmiyor...Ki 1.5 yasinda.Bak gece su saat oldu(yarim)ancak bloguma bakiyor cvp yaziyr yada ziaret yaabiliyorum..Gunduz desen ayni hikaye bendede var.Gun sonunda geriye bakinca ayni seyler diyorum hep.Turkiyede iken bende calisiyordum.Ama is bitmiyor.Oylede bitmiyorrr boylede...

ama guzel olan okudum rahatladim sayende:))benden birkac tane daha varmiss...

Kalsaglicakla...

 
At 1:15 ÖÖ, Kasım 17, 2006, Blogger renkler said...

Canım ne güzel iki konuya değinmişsin:-)

Ben de çalışmadığım dönemde hiç bir işe yetişemiyordum nedense. İnsan evde olunca bir rehavet mi çöküyor nedir? Bir de çok gezintiydim ben! Kim elimden tutarsa orada gidiyorduk. Oysa şimdi de evimin işini kendim yapıyorum, yemeğimi yapıyorum, herşey tıkır tıkır işliyor. Nasıl iştir anlamadım!

Cep telefonuna çok düşkün bir milletiz biz bu kesin, o nedenle cep telefonu olmayana uzaydan gelmiş gibi bakıyoruz. Ben de çalışmadığım dönem (gerçi epey önce bu...) telefon kullanmadım. O zaman bile tuhaf bakılıyordu. Ayrıca size ne değil mi? Hem kel başa şimşir tarak misali pahalı cep telefonu ile gezen ama para sıkıntısı çeken insanlara da ben bir tuhaf bakıyorum, kimse alınmasın. Cep telefonumun sadece arama ve mesaj gönderme özelliklerini kullanıyorum, diğer özellikleri fasa fiso bence.

Canım kusura bakma, yine uzattım... Egecik ile güzel bir haftasonu dilerim...

 
At 4:48 ÖÖ, Kasım 17, 2006, Anonymous Adsız said...

MERHABA CANIM;
VALLA EVLENELİ 3 AY OLDU EV İŞLERİNİ DÜZENE KOYDUM.YEMEK PAZAR GÜNÜNDEN YAPILIYOR.HAFTASONUNA DOĞRU KOLAY IZGARA KIZARTMA TARZI GEÇİŞTİRİLİYOR.CUMARTESİ TEMİZLİK.EVLENDİĞİMDEN BERİ İNAN HER CUMARTESİ MİSAFİRİM VARDI.2 HAFTA FALAN ATLAMIŞTIR BELKİ.ARKADAŞLARIMA VAKİT AYIRAMIYORUM BENDE ŞİMDİ O ÜZÜYOR BENİ.EVE ALIŞTIMDA İŞTE .....GERÇİ BURAK YARDIM EDİYOR DA NE KADAR ERKEK YARDIMI ANCAK.BİR DE ÇOCUK AKLIMA GELİNCE HERHALDE BAŞ EDEMEM DİYORUM AMA BAŞA GELİNCE ÇEKEBİLİRİM HERHALDE.ŞİMDİ BİLE KENDİME VAKİT AYIRAMIYORUM KUAFÖRE NE ZAMAN GİTTİM HATIRLAMIYORUM DESEM :(( NE HAYAT BE HEP KOŞTURMAK AMA HEPİMİZİN BÖYLE DEĞİL Mİ !!!!! ALLAH HEPİMİZE SAĞLIK VERSİN DE KOŞTURALIM....KENDİNE İYİ BAK CANIM
NİHAN

 
At 5:50 ÖÖ, Kasım 17, 2006, Blogger Defne said...

Hanife, bunlar gerçekten gülünüp geçilecek insan davranışları halini aldı çünkü bu davranışlara kafa yormaya kalkarsak işin içinden çıkamıyoruz. İnsanların bazı tavırlarını anlamaya hiç çalışmıyorum artık. Blogumda yazdıklarımdan da biliyorsundur sanırım, iki yıldır Amerika'daydık. Temmuz'da döndük. Orada bulunduğumuz süre içinde cep telefonu almadım, gerek görmediğim gibi pek hoşlanmıyorum cep telefonundan. Ama sanki bu düşüncede olan ben değilmişim gibi buraya geldim ve şu anda cep telefonum var. Fakat bu tamamen mesleki zorunluluktan. Müvekkillerimle bağlantılarımda kullanıyorum, zorundayım. Telefonum olmasa da mutsuz olmazdım, bu konuda seninle aynı fikirdeyim. Memleketimizin insanları ne kadar çabuk sindiriyorlar herşeyi ve en kötüsü hakları olmayan birşeyi ne kadar da kolay yapıveriyorlar, soruveriyorlar. Bunun sebebi sadece merak mı, yoksa bu bir çeşit densizlik, dengesizlik mi? Neyse en iyisi başlangıçta dediğim gibi gülüp geçmek, muhattap bile almamak hadsiz insanları.

Koşuşturmalar da hayatın cilvesi, hep böyle tatlı koşuşturmaların olsun inşallah.

Ege'yi sevgiyle öperim.

 
At 3:26 ÖS, Kasım 17, 2006, Blogger damak tadı said...

Sevgili Hanife,
Sana çok hak veriyorum bu konuda..Aslında tüm ev hanımlarının hem fikir oldukları tek konu budur bence diye düşünüyorum.Evin dışında çalışanlar için bence daha kolay,evde 4 gün yatmak zorunda kaldım ben yattığım yerde yoruldum annemin koşturmacasına.İyi ki çalışıyorum..))

Cep telefonu konusuna gelince hiç sevmedim ve de sevmeyeceğim.İlk cep tlf ile Amerika da tanışmıştım önce Allah Allah ben bunu nasıl kullanıcam diye yakınırken bazı durumlarda yararlı olduğu kanısına vardım.Ama burda bizler aşırı lüxe düşkün millet olduğumuz için hemen alışıverdik.birde görmemişler gibi göze sokmak isteyenlerde cabası.Sana sorular soran kişide çok ayıp etmiş.Artık gülüp geçmek gerekiyor o kadar çok cahil insamız var ki..Ama bir yerde de insanı düşündürüyor..Neyse artık geçmişte kaldı canım.Minik Ege'nin de yanaklarından öpmek istiyorum.

Sana ve ailene mutlu bir hafta sonu diliyorum..Sevgilerimle

 
At 9:13 ÖS, Kasım 17, 2006, Blogger Hanife said...

Merhaba Gul,
Sanirim hepimiz ayni durumdayiz zaman yonetimi konusunda. Ama evin duzenini kurmak, cocuklarla ilgilenmek gercekten calismaktan daha zor. Her ikisini yapanlari alkisliyorum. Cep telefonu icin ben cok kere tartistim, ama hep cevaplar ayni, sokaga cikinca mutlaka lazim oluyor diyorlar. Ben bugun aksama kadar dr randevulari ve alisverislerle ugrastim, hic ihtiyac duymadim:) Bilmiyorum,
ihtiyactan cok aliskanlik ve moda bence..

Feyza'cigim,
Calisirken zamanini belki daha iyi degerlendiriyor insan. Gercekten cozebilmis degilim:)
Ama ev isi hic bitmiyor dedigin gibi, ozellikle mutfakta is bitmiyor benim:)
Biz de Efe'yi gormeyi isteriz, mailleselim bu konuda:))

Sevgili Bocuruk,
Bakiyorum herkes hemfikir bu konuda, yanliz degilim demek ki:)
Telefonla ilgili soru beni guldurdugu icin paylastim sizlerle, yoksa boyle seylerle ugarsaya gercekten vaktim yok, sasiyorum bazilarin, gercekten ne bos seylerle vakit geciriyorlar..

Gulenay'cigim,
Haklisin canim. Gun gectikte meraklari artiyor bizdiklarin. Bu makina artik Ege'nin diyebilirim:)

Sevgili Renkler,
Rehavet konusunda haklisin, saate bakip oo aksama cok var deyip' saat 5 ten sonra yemek telasina dustugum coktur:)
Calisinca insan biraz daha duzenli olmak zorunda, evde gecirecegi kisitli zamani degerlendirmeyi daha iyi planliyor belki. Ben de artik liste yapacagim, o gunku islerim icin, mutfagima bir pano asip, gozumun onunde duracak o liste :) Bakalim, isleyecek mi:)) Buarad cep telefonu ya genclerde ya da calisip, gercekten ihtiyaci olanlarda. Gencelerinki cogunlukla ozenti ki normal o yas icin, ama ihtiyaci olmayanda yok. Modellerde oradakalilerden bir kac model eski sanirim, emin degilim ama, fotograf cekenelr falan daha simdilerde yaygin gibi buralarda. Ben iki yil once arakadsimda gorup, ormandan cikmis Robinson gibi gozlerimi acarak waaav demistim:) sonunda fotograf cekeni de yapmislar:) Ciddiyim:)

Niahl'cigim,
Becerikli arakadsim benim.
Yemek isinde guzel bir plan, zeytinyaglilar, pilav falan pazardan yapilip az az isitilarak idare edilebilir, guzel yontem:) Misafir olayini bilirim, ama annecigin destek olmustur sana..
Arkadaslarinla plan yaparak belki birraya gelebilirsin, ama eskisi gibi olmayacagini tahmin ederim. Ama haftanin belli bir gunu biraraya gelmek icin sozlesebilirsiniz, ve o gun ona gore ayarlayabilirsin isini, yemegini... Cocuk olursa gul gibi basedersin canim benim:)

Sevgili Defne,
Meslek icabi elbette gerekli. Yani mutfakta isini kolaylastirmak adina neler gerekliyse calisan kisi icin cep telefonu, belki lap top, ne bileyim gerekli tabii. Ben 96 yilinda aldim, tanidiklarim icinde ilk benim vardi:) Hatta buraya gelirken numarami devrettim diye enayi muamelesi gordum bazi arakadslarimdan:) Meger iyi paralara satabilirmisim, her ne kadar dogruysa:) Evden sadece alisveris ya da gezme icin cikan biri icin gercekten gerekli oldugu tartisilabilir belki, ama o da kimseyi alakadar etmez.
Soru soran sahis elbette beni guldurdu. Tanimadigi bir insanin ozelini merak etmek bence tuhaf biraz.
Ege'yle hayat cok guzel, boyle kosturmalara can kurban:)

Sevgili arkadasim Gul,
Umarim simdi daha iyisindir.
Goruntuye onem veren bir toplumuz ne yazik ki. Nasil oldugumuzdan cok ne sekilde oldugumuz, ne giyindigimiz, hangi marka giyindigimiz onem tasiyor cogu zaman.
Biz de seni opuyoruz:)


Guzel dilekleriniz icin cok tesekkur ederim.
Sizlere de guzel bir hafta sonu dilerim..

 
At 3:03 ÖÖ, Kasım 18, 2006, Blogger sevdamavisi said...

Hanifeciğim,
söylediklerine katılıyorum . öncelikle cep telefonu konusunda. Ben de cep telefonunda özellik aramam ve en az 5 sene aynı telefonu kullanırım. Yakın bir zamanda benim de telefonum bozuldu yenisini almak istedim. Ne özelliği olsun diye sorduklarında sadece cebime uygun olsun yeter dedim. şaşırdı satıcı. bir de beğendiğim modele bakıp onun hiç bir özelliği yok dedi ya ben şaşırdım. Yani kamera mp3 ve video çekimi yokmuş. cep telefonu bunlar için alınmaz ki...
bir de katıldığım diğer konu insanların gerçekten tanımadıkları ya da az tanıdıkları insanlara bu kadar rahat davranmaları ve hesap sormalarıdır. buna da hep şaşırmışımdır. bu konulara değindiğin için teşekkürler

 
At 8:08 ÖS, Kasım 19, 2006, Blogger Berceste said...

Sevgili Hanife, ufaklik kismi haric anlattiklarinda kendimi gordum, hele de butun gun evdesin lafi yok mu beylerden gelen iste orada sinirler katsayi yapiyor :) Senin minik adam ya, calis hatun moduna gitmis bak :P
Merakli Melahat vardi hani Perihan abla dizisinde, senin e-postana yemeyip icmeyip cevap yetistiren onlardan olsa gerek... Ne diye lazimsa bu bilgi???? Ilginc insanoglu. Pilleri yolda birakmadikca telefonlarla gecinip gidiyoruz ama piller en gec 5 yilda yolda birakiyorlar. Esimin telefonu onu yolda birakti zannetmistik, kendine telefon bulmaya calisti, normal sadece konusmaya yarayan dogru duzgun bir telefon bulmasi 1 haftasini aldi, telefon geldi pembe!!! Renk secenegi yazmiyormus internet sitesinde. Aynen geri gitti.Sonra kulaklik bulduk bir tane 1 pounda telefonu yasar hale getirdi. Telefon bulma derdinden kurtulduk. Benim anlamadigim telefon konusmak icindir, bir dolu baska zimbirtiyi uzerine neden eklerler ve tam acil konusmak gerektiginde bu sebepten pili bitmisse ne yaparlar?

 
At 9:29 ÖS, Kasım 19, 2006, Blogger GULENAY said...

Hanife'cigim ben postumu yenilemeden bak istersen.Cokelegi koydum.Belki sorulara cvp vermek istersin.

HArika idi tekrardan ellerine saglik...

 
At 2:43 ÖÖ, Kasım 20, 2006, Anonymous Adsız said...

MERHABA CANIM;
SAYENDE HERKES İÇİNİ DÖKÜVERDİ HEPİMİZ NE DERTLİYMİŞİZ MEĞER:)))
DERT DEĞİL DE HAYAT GAİLESİ DİYELİM BUNA.BUGÜNLERİMİZE ÇOK ŞÜKÜR.BİR SAĞLIK SİGORTALIM VAR KADIN KANSER ONUN İÇİN ÇIRPINIYORUZ ŞU ANDA.O AKLIMA GELDİKÇE ÇOK ŞÜKÜR DE NİHAN NEYİ ŞİKAYET EDİYOSUN DİYORUM KENDİME.
ALLAH HEPİMİZE SAĞLIK VERSİN.
KENDİNE İYİ BAK CANIM
NİHAN

 
At 6:33 ÖÖ, Kasım 20, 2006, Blogger Hanife said...

Sevda'cigim,
Insanlarin cogunda daha iyi yasamak adina yapilan cabadan cok nasil daha iyi gorunebilirim fikri agir basiyor. Kaliteden cok dis goruntuye verilen onem yuzunden o kadar cok seye para ve zaman harciyoruz ki, dusununce hak veriyoruz belki ama yine deavm ediyoruz ne yazik ki..

Sevgili Berceste,
Evde yaptigimiz is karsiliginda maas almadigimiz icin degeri yok sayiliyor bence:) Yoksa evde yuruyen onca is ve duzen cok kolay olmuyor. Hele bir de her dakika soru soran ve ogrenme hevesi icinde olan bir bizdik varsa yaninizda. Ben v supururken kim supurecek kavgasi her defasinda yapiliyor mesela. Bulasik yikarken iskemleyi cekip durulama rollerine giriyoruz kollarimizi saniyede su icinde birakarak:)) Haliyle yarim saatlik is saatleri buluyor. Sonra da ne yaptim diyorum, evi supurdum:)) Evde olunca sanirim zaman ayarini belki daha gevsek tutuyoruz, calisinca daha programli oluyor insan. Zaman kisitli oldugu icin belki.

Gulenay'cigim,
Ellerine saglik. Hemen bakiyorum..

Nian'cigim,
Allah saglik versin bayana. Ben de tam isi birakmama yakin bir musterim kanser olmustu, gencecik adam. Gorustugumuzde yanimda galamisti hatta:( Hatirladikca tuylerim diken diken oluyor.
Kesinlikle dert degil arkadasim. Her zaman sukretmek gerek. Ben biraz nukteyle yaklasip anlattim size, benim afacanin maceralariydi aslinda bahsetmek istedigim. Ben hergun yuzerce kere sukrediyorum onun varligina...
Ne yazik ki elimizdeki degerlerin varligini onlara sahipken anlayamiyoruz.
Annem ilk Canada'ya gelirken tarhana verecekti ben almadim, aman gerek yok deyip, cok tercih ettigim bir corba degildi, simdi kahvaltida bile olsa icerim:) Buraya geldim birkac ay oldu, gozumde tutuyor, nasil ozlemisim ve yaz sicagi:))
Canim opuyorum seni.. Damada selam:)

 
At 6:59 ÖÖ, Kasım 20, 2006, Anonymous ayda said...

Merhaba yorucu ama bir o kadar da keyifli-en azından Ege'yle ve kahveyle olan kısmı- bir gün geçirmişsiniz,ne güzel ama çok hoş :))) Sevgiyle,maviyle kalın...

 
At 8:20 ÖS, Kasım 21, 2006, Blogger Hanife said...

Merhaba Ayda,
Guzel yorumunuz icin tesekkurler..

 
At 9:10 ÖS, Kasım 25, 2006, Anonymous Mine said...

Merhaba ben mine,
Bende Amerikada yasiyorum ve size cok katiliyorum.Ustelik ben emlakciyim yinede hangi tel.en basiti ise onu aliyorum cunku hepsi ayni isi goruyor. Yeterki benim isimi gorsun.Benim icin telefon sadece bir iletisim icin bir arac ve bende isim icin gerekli olmasaydi cep telefonu almazdim.

 
At 1:16 ÖS, Kasım 26, 2006, Blogger Hanife said...

Yorumunuz icin tesekkurler Mine..

 

<< Home